Asklepios,
sağlık tanrısı özelliği de olan Apollon'un oğludur. Sağlık ve hekimlik
tanrısıdır. Yunan mitolojisinde olduğu kadar Roma tarafından da çok benimsenmiştir.
Asklepios'un oldukça
ilginç bir öyküsü vardır. Apollon Teselya kralı Phlegyas'ın kızı Koronis'e
aşık olur, kız Apollon'dan hamile kalır. Ancak bir süre sonra Arkadya'dan
gelen bir adamla daha sevişir. Bu olayı izleyen bir kuzgun yada karga
durumu Apollon'a bildirir. Çok kızan Apollon onu diri diri yanmakla cezalandırır.
Koronis tam ömek üzereyken Apollon onun karnındaki çocuğu kurtarır ve
büyütmesi için Kentavrıs Kherion'a verir. Kherion, doğanın içinde
büyüyüp onun sırlarına ermiş bir yaratıktır. Asklepios onun yanında usta
bir hekim olarak yetişir, cerrahlığın bütün sırlarını öğrenir, hatta ölüleri
diriltebilicek kadar ustalaşır. Ancak Zeus doğal düzeni bozan ve kendi
gücünü aşan Asklepios'dan çekinmeye başlar ve onu yıldırımlarıyla öldürür.
Apollon'da bu olayı cezasız bırakmaz ve Zeus'a yıldırımı bağışlayan Kykloplar'ı
öldürür. Asklepios'un cansız bedenini de gökyüzüne yıldızların arasına
yerleştirir.
Asklepios'un
tapınaklarına Asklepion denir. Burlar aynı zamanda İlkçağın hastaneleridir.
En büyüğü ve en ünlüsü Bergama'da olanıdır. Helenistik dönemde kurulmuş
olan bu büyük sağlık kompleksi Asklepios'tan başka onun kızı sağlık tanrıçası Hygieia ve onlardan çok önce Anadolu'da bulunan Telesphorus'u
bir araya getirmektedir. şifalı su, kaplıca, fizik tedavi, temiz hava
gibi tedavilerin yanısıra telkin eğlence ve müzik yoluyla hekimliğin ne
kadar ileri gittiğini göstermektedir. Bu Selçuklu ve Osmanlı anlayışında
da karşımıza çıkar.
Asklepios
efsanesine Anadolu'da yapılan bir katkı da şudur (aynı hikaye Lokman Hekim
içinde anlatılır); Zeus Asklepios'u yıldırımıyla öldürünce bu sırada hekimin
yazmakta olduğu reçete oradaki bir otun üzerine düşmüş, yağan yağmurla
kağıttaki yazı toprağa karışarak her derde deva sarımsak meydana gelmiştir.
Asklepios,
Yunan tanrıları içinde ününü en uzun süre sürdürenlerden biridir. Ortaçağ'a
kadar karşımıza çıkar.Hekimler Asklepiades adında bir lonca etrafında
biraraya gelirler. Kos (İstanköy) adasında yaşayan Hippokrat'da bu geleneğe
bağlıdır.
Asklepios'un
yılanlarla sarılmış asası bugün de hekimliğin simgesidir.