Zeus
ile Hera'nın oğludur.Bir başka adı Enyalios'tur. Kanlı ve acımasız savaşların
tanrısıdır. Tanrılar tarafından hiç sevilmez, insanlar ise Ares'ten çok
korkarlar.Savaş tanrısı Ares, Yunanistan'dan çok Mars adıyla İtalya'da
saygı görmüştür.
Ares,
Homeros'un İlyada'sında kaba kuvvetin simgesidir. Azgın, çılgın, uğursuz
olarak nitelendirilen Ares destanlarda insanların başbelası olumsuz bir
varlıktır. Hera ve Zeus oğullarına yüz vermez, ondan hoşlanmazlar.
Ares
tanrıça Aphrodite'nin sevgilisidir.Bu beraberliklerinden Phobos (bozgun),
Deimos (korku) ve Harmonia (uyum) doğmuştur. Phobos ve Deimos devamlı
babalarına eşlik etmiştir. Çoğu kere Enyo[1] ve Eris de Ares'e eşlik etmiştir.
Ares'in
en büyük çekişmesi kardeşi Athena'yladır. Destanlarda Ares, körü körüne
kanlı savaşların temsilcisi olarak, aklın yönettiği savaşı simgeleyen
Athena'yla çatışır. Bu çekişme her zaman Athena'nın lehine sonuçlanır.
Ares'in
adına pek çok efsanede rastlanır.Odysseia'da karısı Aphrodite'nin Ares'le
birlikte olduğunu öğrenen Hephaistos ağdan bir tuzak hazırlayarak onları
yakalar. Ares hiç bir şiddet göstermeden oradan ayrılır ve memleketi olan
Trakya'ya döner. Ares'in kızları olan Amazonlar'da buradan yayılmışlardır.
Atina'da
adam öldürenler ve dini suç işleyenler Aeropagos yani Ares Tepesi olarak
isimlendirilen bir tepede yargılanırdı.