Homeros: Yunan mitolojisinin ilk ve en önemli
kaynağı Homeros'tur. Homeros'un kim olduğu henüz tam olarak ortaya çıkmış
değil. Pek çok açıdan bizler için hala bir sır. Nerede doğduğu ve yaşadığı
konusunda hayli yazılmış ve çizilmiş ama bunların pek çoğu birbirini
tutmamaktadır. Onu ölümsüzlüğe ulaştıran iki eseri ile tanınmaktadır.
Bunlar İlyada ve Odysseia'dır. Ancak bu iki eserde de
kendi yaşamıyla ilgili bilgi yoktur, ozan kendinden söz etmemiştir.
Homeros hakkında bilinen en kesin şeyler MÖ.850 civarında yaşadığı ve
İzmirli olduğudur.
Homeros'un
destanları gerçek bir dünyayı anlatır. Bu dünya iki tarih tabakası üzerine
yayılır; kendi yaşadığı çağ ve eski çağlar üzerine bildikleri. Homeros
sözlü geleneği sürdüren bir ozandı. Daha sonra ki ozanlar gibi O da
muhtemelen saraydan saraya dolaşıp destan okurdu. Yaşadığı 9.yy.ın İonyası'nda
400 yıl önce yapılmış olan Troya Savaşı (MÖ.1200) anıları hala çok canlı
ve çok iyi bilinen bir konuydu. Ne var ki bu savaşta Troya yenilmiş
ve efsanenin süslediği bu olay Yunanistan'dan gelen Akhaların zaferiyle
sonuçlanmıştı. Homeros'un sevgisi Troya'ya olsa bile dinleyicilerine
yani efendisi olan Yunanlılar'a karşı kendisini beğendirmesinin koşulu
Akhaları kahraman ve üstün görmekti.
Hem
İlyada hem de Odysseia sözlü geleneğin ürünleridir. İlk kez yazıya geçirilişi
İlk Çağ'da, Yunanistan'da olmuştur.
Homeros'un
Troyası Schliemann'ın 1870'lerde ortaya çıkardığı bölüm değildir. Schliemann
öyle olduğunu zannetmişti, ancak onun bulduğu kent, 9 katlı yerleşimin
ikinci katmanı yani Anadolu'nun Tunç Çağı'na[1] ait olan katmandır.Homeros'un Troyası ise altıncı katmandır.
İlyada; Homeros'un Yunanca İlias adını taşıyan
destanı, İlyon ya da Troya olarak anılan kentin destanıdır. Konusu Troya
Savaşı olmakla beraber, savaşın ancak kısa bir dönemini kapsar ve Troya
efsaneleri diye andığımız büyük efsane ve masal çemberinin küçük bir
bölümünü içine alır.
Troyalılar
ile Akhalar arasınadaki Troya Savaşı, öncesi ve sonrasıyla 30 yıl sürmüştür
(savaşın kendisi ise 10 yıl).24 bölüm ve 16.000'i aşkın dizeden oluşan
bu büyük destan ise savaşın tamamını değil, 9.yılında son 51 günlük
süreyi kapsar. İlyada aslında Troya'nın değil Akhilleus'un destanıdır.
İlyada
destanının konusu sınırlıdır. Destan Akhilleus ile Yunan ordusunun başkomutanı
Agamemnon arasında, Troya kenti önünde çıkan bir kavgayla başlar. Agamemnon,
Akhilleus'un güzel gözdesi Briseis'i onun elinden almıştır. Buna kızan
Akhilleus savaştan çekilir. Annesi Thetis'in yalvarmaları üzerine Zeus
da savaşın seyrini Troyalılardan yana çevirir. Bunun üzerine Agamemnon
Akhilleus'a bir ricacılar heyeti gönderir ve ona Briseis'i geri vermeyi
teklif eder. Ancak Akhilleus savaşa dönmeyi reddeder. Bu sırada Troya
kahramanı Hektor, Yunan gemilerini yakmıştır. Dostunun ölümü Akhilleus'un
savaşa girmesine yolaçar. Yeni silahlarını kuşanarak Hektor'la teke
tek bir mücadeleye girişir ve Hektor'u öldürür. Ölüsünü bir arabaya
bağlayarak Troya çevresinde sürükletir. Sonunda merhamete gelip Hektor'un
cesedini babası Troya Kralı yaşlı Priamos'a verir.
Odysseia; İlyada bir olayın, Odysseia bir kişinin
yani Ithaka kralı Odysseus'un destanıdır. Latin dünyasındaki adı Ulisex'tir.
24 bölümden oluşan destan, Odysseus'un Troya'dan ülkesine dönüş yolculuğunu
anlatır. Olaylar burada da İlyada'da olduğu gibi belli bir kronolojik
sıraya göre anlatılmaz.
Odysseus
evinden 20 yıl uzak kalmıştır. Dönüş yolculuğunda gemisi parçalanır
ve Ogygia adasında nymphe Kalypso tarafından alıkonur[2].Destanda Odysseus'un ülkesi Ithaka'da olup bitenlerde ahlatılır.Sadık
karısı Penelope sabırla kocasının dönüşünü beklemiş, oğlu Telemakhos
büyümüş, babasını aramak için yolculuğa çıkmıştır. Destan, Odysseus'un
ülkesine dönüşü ve kendisini bekleyen karısına kavuşmasıyla sona erer.
Yunan
mitolojisi hakkında ikinci önemli kaynak Hesiodos'tur.MÖ.8.yy.da
yaşamıştır. O da İonyalı'dır. Foça'nın kuzeydoğusundaki Kyme şehrinde,
yoksul bir çiftçinin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Buradan Yunanistan'a
göç etmiş, Helikon yamaçlarında koyun güderken Musalar yani esin perileri
ona şairlik bağışlamışlardır. İşler ve Günler[3] ve Tanrıların Yaratılışı (Theogonie) isimli
iki uzun şiiri bulunmaktadır.Bunlar, Homeros destanlarından sonra Yunan
mitolojisinin en değerli kaynakları olarak kabul edilir.
MÖ.7.-6.yy.da
Lesbos (Midilli) adasında yaşamış ilk Yunan kadın şairi olan Sappho, Pindaros (MÖ 518-446), Kallimakhos (MÖ 310-240) ve Theokritos (MÖ 3.yy başları) Yunan mitoslarını işleyen diğer ünlü Yunan şairleridir.
Eserlerinde mitosları işlemiş Latin şairleri de bulunmaktadır. Bunların
en ünlüsü MÖ 70-19 yılları arasında yaşamış olan Vergilius'tur.
Mitolojiye en geniş şekilde kucaklayan eseri Aeneis Destanı'dır. Lucretius (MÖ.98-55) ve Horatius (MÖ 65-8)'ta mitolojiyi
işleyen ünlü Romalı şairlerdir.
Ayrıca
Yunan komedi ve özellikle de tragedyalarının tek kaynağı mitoslardır.
MÖ 5.yy'da yaşamış olan üç büyük tragedya yazarı Aiskhylos, Sophokles ve Euripides ile komedya türünde yazmış olan Aristophanes, Latin edebiyatında ise Seneca (MÖ 4-MS 65) ile Plautus mitolojik konuları ele alan şairlerdir
[1] Anadolu'da; 3000-2000 İlk Tunç Çağı,
2000-1600 Orta Tunç Çağı, 1600-1200 Genç Tunç Çağı, 1200-800 Erken Demir
Çağı'dır.
[2] Kalypso Odysseus'a aşık bir nymphe,
destandaki en güzelkadın. Odysseus'u bırakmak istememiş ancak Zeus emredince
bırakmak zorunda kalmıştır.
[3]çev.Suat Yakup Baydur, İst.1948