İSKİTLER'İN ÖNASYA'YA GELİŞLERİ
Savaşçı atlı uluslardan
biri olan İskitler, batıda Tuna Nehri havzasından doğuda Çin'e kadar uzanan
geniş Avrasya steplerinde yaşamış ve göçebe hayat tarzını uygulamış bir
toplumdur. Günümüzde geçmişteki göçebe toplumlarla ilgili arkeolojik araştırmalar
büyük bir hızla ve artarak sürdürülmektedir. Ancak, göçebe toplumlara
ait arkeolojik kalıntıların azlığı ve bunların büyük bir çoğunluğunun
mezar buluntuları olması sorunlara açıklık getirmeyi güçleştirmektedir.

İskitler ve Kimmerler'in Önasya'ya Giriş Güzergahları
(Murzin 1991, Abb.5)
Son yıllarda Karadeniz'in
kuzeyindeki steplerde yapılan arkeolojik araştırmalar sonucu, söz konusu
bölgedeki arkeolojik kültürlerin izlediği sıra, kronolojik açıdan belirginleşmeye
başlamıştır. İÖ 2. Binyılın ortalarında yani 15. ve 14. yüzyıllarda, Srubnaja
adı verilen bir kültür Volga Nehri'nden Karadeniz'in kuzeyindeki bölgelere
kadar yayılmıştır. Bu gelişme ile Karadeniz'in kuzeyindeki steplerde İ.Ö.
2. Binyılın ilk çeyreğinden beri yaşanmakta olan Katakomb Kültürü toplumları
ya asimile edilmişler ya da bölgeden dışarıya atılmışlardır. Bunun sonucunda
bölgedeki Katakomb Kültürü'nün varlığı sona ermiştir. Srubnaja Kültürü
daha sonra Karadeniz'in kuzeyindeki steplerde varlığını ve gelişimini
devam ettirmiştir. Bu kültürdeki gelişmenin son dönemi, birbirini izleyen
Sabotinovka ve Belozersk adı verilen iki evre ile temsil edilmiştir. Belozersk
evresi doğrudan doğruya Sabotinovka evresinin devamıdır. Srubnaja kültürünün
Belozersk evresinin bitişi kesin olmamakla birlikte genellikle İÖ 9. yüzyıl
ile 8. yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilir. Belozersk evresi hem coğrafi
hem zamansal ve kısmen de kültürel açıdan Novocherkask Göçebe Topluluğu
(İÖ 8. yy'ın ortası-7. yy'ın ilk yarısı) olarak isimlendirilen diğer bir
kültürün arkeolojik kalıntılarının öncüsü niteliğindedir. Bu bağlamda,
Karadeniz'in kuzeyindeki steplerde, kültürel bağlantılar gösteren arkeolojik
bir kültür ara vermeden gelişmeye devam etmiş ve bu kültürel bütünlük
İÖ 2. Binyılın ortalarından İÖ 8. yüzyılın ortalarına kadar sürmüştür.
Söz konusu bu süreçte bölgeye yapılan herhangi önemli bir göç hareketine
ait arkeolojik kalıntılara bugüne değin rastlanmamıştır. Bu nedenle Katakomb
Kültürü'nün bir ulusu olan Kimmerler, çok büyük bir olasılıkla Srubnaja
kültürünü de yaşamışlardır. Bu durumda Kimmerler'in yalnızca Katakomb
Kültürü'nün ulusu olduğu şeklindeki görüşlerin artık tartışmalı olduğu,
Kimmerler'in kültür hayatlarında Srubnaja Kültürü'nün de etkili olduğu
anlaşılmaktadır. Bu da bize İskitler'in Karadeniz'in kuzeyindeki steplere
göç ettiği dönemde Kimmerler'in bu bölgede uzun bir süreden beri oturan,
büyük olasılıkla da bölgenin otokton ulusu olduğuna işaret etmektedir.
Bu konudaki önemli
sorunlardan biri İskitler'in Karadeniz'in kuzeyindeki steplere yani Kimmerler'in
yaşadıkları topraklara kesin geliş tarihlerinin günümüze değin tam olarak
belirlenememiş olmasıdır. Bir görüş, söz konusu bölgede İskitler'in arkeolojik
izlerinin İÖ 7. yüzyılın ikinci yarısında izlenebildiği temeline dayanmaktadır.
Bir başka görüşe göre İskitler'in Kimmer topraklarını istila etmesi İÖ
7. yüzyılın yetmişli yıllarında başlamış ve aynı yüzyılın ortalarından
çok kısa bir süre sonra tamamlanmıştır. Bu bağlamda diğer bir sorun biri,
İskit kültürünün İÖ 7. yüzyılın ikinci yarısından önceki erken evresinin
henüz saptanamamış olmasıdır. Bunun başlıca nedeni ise, Karadeniz'in kuzeyindeki
steplerde İskit kültürünün gelişmiş halinin birdenbire belirmesidir. Bugünkü
arkeolojik verilerin ışığında, İÖ 7. yüzyılın ikinci yarısından önce bu
kültürün sadece Karadeniz'in kuzeyindeki steplerde değil, daha doğuda
da hiçbir yerde tanınmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda İÖ 8. yüzyılın ortalarına
kadar devam etmiş olan Novocherkask Göçebe Topluluğu kalıntılarının hem
Kimmerler'e hem de İskitler'e ait olabileceği sonucu çıkmaktadır. Görünüşe
göre İskitler'in Karadeniz'in kuzeyindeki steplere gelmeleri onların Hazar
Denizi ve Pre-Kafkasya bölgelerine gelmelerinden öncedir. Söz konusu bölgeye
gelen İskitler ile yerli Kimmerler arasındaki linguistik ve kültürel akrabalık
ve benzerlik, İskitler'in Karadeniz'in kuzeyindeki steplere girmelerinin
neden arkeolojik materyal ile izlenemediği sorusuna da açıklık getirmektedir.
Ayrıca, yazılı kaynaklarda varlıkları kesin olarak saptansa da, genelde
göçebe yaşam tarzını uygulamış ulusların yer değiştirme hareketlerini
arkeolojik materyal ile izlemenin oldukça zor olduğu da düşünülmelidir.

İskitler ve Kimmerler'in Etkilediği Dönemde
Önasya
Yazılı kaynaklarda
verilen bilgilere göre İskitler'in Karadeniz'in kuzeyindeki stepleri istila
etmelerinin ilk evresi, onların Aşağı Don Havzası ve Pre-Kafkasya bölgelerinde
görünmesiyle bağlantılıdır. Kimmerler'i yaşadıkları topraklardan çıkaran
İskitler, bu hareketle Karadeniz'in kuzeyindeki steplerde büyük bir yıkım
ve değişime neden olmuşlardır. Bunun sonucunda İÖ 8. yüzyıl içinde Karadeniz'in
kuzeyindeki steplerde çok sayıda yerleşme tahrip edilmiş, bununla doğru
orantılı da olarak yerleşik hayat özellikleri ortadan kalkmaya başlamıştır.
Büyük bir tahribatla yansıyan bu durum olasılıkla Kimmer-İskit çekişmesinin
bir sonucu olarak belirmektedir. Bu durumun genel sonucunda söz konusu
bölgede hem karma ekonomiden hayvancılığa geçiş olmuş hem de Kimmerler'in
Önasya'ya zorunlu göçleri gerçekleşmiştir.
İÖ 8. yüzyılda Karadeniz'in
kuzeyindeki steplere yani Kimmerler'in ülkesine ayak basan İskitler, bir
kısım Kimmerliyi kendi içine kabul etmiş, kısmen de mevcut Kimmerli ile
bütünleşerek kendilerini yönetici zümre olarak kabul ettirmiş olabilirler.
İskitler ve Kimmerler arasındaki kültür ve dildeki yakınlık asimilasyonu
kolaylaştırmış olmalıdır. İskitler'in dışarıdaki yerleşik dünya ile ilişkilerinin
çok kısıtlı olduğu bilinmektedir. Bununla doğru orantılı olarak dış dünyadan
getiriler de çok az olmuştur. Bütün bunların sonucunda üretime dayalı
bir ekonomisi bulunmayan İskitler çevre bölgelere ve özellikle Önasya'nın
zengin ülkelerine yayılma ve saldırma eğilimi göstermişlerdir. Çünkü hareket
halinde olan ve yağma ile geçinen göçebe ve savaşçı toplumlar için daima
yeni bir hedef, yaşamlarını sürdürebilmek için yeni ganimetler ve yağmalar
gerekmektedir. Yani, İskitler'in Önasya'ya akınlarının temelinde bölgedeki
yerleşik toplumlardan kazanç ve çıkar elde etme isteğinin yattığı görülmektedir.