HİTİTLER
Dr. Metin Alparslan

Bibliyografya

M.Ö. II. Binyılın İlk Yarısında Anadolu'nun Durumu

Hititler Kimdi?

Hititler Kimdi?

1887 yılında Mısır'ın başkenti Kahire'nin yaklaşık 300 km güneyinde bulunan Tell-el-Amarna'da  firavun IV. Amenophis'e ait bir tablet arşivi bulunur. Önceleri koleksiyonculara tek tek elaltından satılan tabletler, daha sonra sistematik bir kazı ile tüm olarak ortaya çıkarılır. Amarna Mektupları olarak literatüre geçen belgelerin çoğu o yıllarda bilimadamları tarafından okunabilen Babilce olarak yazılmış olsa da, içinde iki tanesi o zaman için bilinmeyen bir dil ile yazılmıştır.

Dil ve Yazı

Burada dil ile yazı arasındaki farkı belirtmekte yarar olacağını düşünüyoruz. Her ikisini ayrı ayrı düşünmemiz gerekir. Hititler yazı olarak eski Babil biçimli çivi yazısını kullandıkları halde, dilleri Hint-Avrupa dil ailesinin bir bireyi idi. Bugünü düşünecek olursak, Türkiye'de Latin alfabesi kullanılmasına karşın, kullanılan dil Latince değil, Türkçe'dir.

Aynı dil ile yazılmış belgeler, 1907 yılında Alman Hugo Winckler tarafından kazılmaya başlanan Çorum kenti yakınlarındaki Boğazköy ( bugün adı Boğazkale olarak değişmiştir) 'de  bulunan Tablet arşivi içinde de bulunmuştur. Bu dil nihayetinde 1917 yılında Macar asıllı alman bir dilbilimcisi olan Bedrich Hrozny tarafından çözüldü. Bu çözümü ile aynı zamanda bilinen en eski Hint-Avrupa dili olan, Hititçe de keşfedilmiş oldu. Hititler'in Anadolu'ya ne zaman ve hangi yol üzerinden geldikleri hala tam anlamıyla açıklık kazanmamıştır. Genelde kabul edilen görüş, Hititler'in, yine iki Hint-Avrupalı toplum olan Pala'lar ve Luvi'ler ile beraber, M.Ö. III. binyılın sonlarına doğru Anadolu'ya Kafkaslar üzerinden geldikleri görüşüdür. Özellikle Karum

Kaneş'te bulunan çivi yazılı kaynaklardan, Anadolu'nun bu dönemde büyük ölçüde üç ayrı etnik gruptan oluştuğu görülmektedir: Hint-Avrupalılar, her ikisi de Asya (olasılıkla Kafkas) kökenli Hattiler (Anadolu'nun Hitit öncesi halkı olarak kabul edilen grup) ve Hurriler. Aynı metinlerde bir çok Hint-Avupa kökenli şahıs ismin geçmesinden, Hint-Avrupalılar'ın, Hitit devletinin kuruluşundan evvel siyasi bir rol oynadıkları anlaşılmaktadır.