Demiriş, B., Roma Yazınında Tarih
Yazıcılığı (Başlangıçtan İ.S. 5. Yüzyıla), Ege Yayınları, İstanbul 2006.
116 sayfa, 1 harita, 4 resim.
Kitap, Roma’nın tarihsel gelişimine uygun
olarak dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm “Erken Cumhuriyet
Dönemi’nde Tarih Yazıcılığı” başlığını taşır ve konuyu açıklayıcı dört
ara başlıktan oluşur. İlk ara başlık olan “Grekçe Yazan Yıllık
Yazarları”nda, dönemin yazarları ve yapıtları üzerinde durulmakta,
Roma’da tarih yazımının nasıl başladığı anlatılmaktadır. Bölümün ikinci
ara başlığını “Yaşlı Cato ve İlk Latince Tarih” oluşturmaktadır. Burada
Marcus Porcius Cato’nun yaşamı ile onun tarafından yazılan, bilinen ilk
Latince tarih yapıtı olması bakımından son derece önemli olan ve
Roma’nın kuruluşundan İ.Ö. 150 yılına kadar gelişimini konu edinen
Origines üzerine bilgiler verilmektedir. Üçüncü ara başlığı “Yaşlı
Cato’nun İzleyicisi Yıllık Yazarları” oluşturmaktadır. Bu başlığın
altına, günümüze yapıtlarından yalnızca fragmanlar ulaşabilen Lucius
Cassius Hemina, Gaius Fannius gibi yazarlar konu alınmıştır. Ancak
Latince yazmalarına karşın bu yazarlar, “pontifices”in (din adamları)
izleyicisi olarak gelişmeleri yıl yıl yazmış ve böylece resmi işleri
sıralamanın dışında bilgi verememişlerdir. Dördüncü ara başlık olan
“Sulla Dönemi Yıllık Yazarları”, bu dönemde yine yıllık biçiminde tarih
yazımı yöntemini kullanan Gaius Licinius Macer, Valerius Antias gibi
yazarları ele almaktadır. Dikkat çekici bir özellik olarak bu yazarlar,
İ.Ö. I. yüzyılda Roma’nın içinde bulunduğu politik karmaşa nedeniyle,bu
ortama uygun yazdıkları metinlerinde, örneğin Sulla’ya yandaş ya da
karşıt, kişisel düşüncelerini belirten cümleler kullanmışlardır.
İkinci bölüm olan “Geç Cumhuriyet
Dönemi’nde Tarih Yazıcılığı” Roma tarih yazımında Roma’da yaşanan
politik gelişmelere de uygun olarak bireyselciliğin öne çıktığı,
özellikle yakın tarihte yaşanmış bir olayın incelendiği monografi türü
bir yazıma yönelen dönemi incelemektedir. Bu bölümde, dönemin en önemli
devlet adamı olan ve gerek kendi dönemi gerekse sonraki yüzyıllarda
Latin dilinin ustası olarak kabul edilen Gaius Iulius Caesar ve
yapıtları üzerine ayrıntılı bilgiler verilmektedir. Sonra, Roma tarih
yazıcılığı açısından çok önemli başka bir yazar, Klasik Roma
tarihçiliğinin başlatıcısı olarak kabul edilen, tarih yazıcılığında öz
ve biçim açısından Thukydides’i örnek alan Gaius Sallustius Crispus’un
yaşam öyküsü anlatılarak yapıtları incelenmektedir. Bu bölüm, Cornelius
Nepos, Marcus Terentius Varro, Aulus Hirtius üzerine bilgilerle
bitmektedir. Üçüncü bölüm “Erken İmparatorluk Dönemi’nde Tarih
Yazıcılığı” başlığını taşımaktadır. Bu bölüm Augustus’un sağladığı barış
ortamının yazarlara toplum içinde kazandırdığı saygınlık ve Augustus’un
tarihe yaklaşımının, kendisine ait belgelerden örneklerle anlatıldığı
bir girişle başlamaktadır. Daha sonra dönemin en önemli iki yazarı olan
Titus Livius ve Gaius Cornelius Tacitus yaşam öyküleri, yapıtlarının
içeriklerinden oluşan ayrıntılı bilgilerle okuyucuya sunulmaktadır.
Kitapta özellikle T. Livius’un yapıtı üzerinde durularak Roma’nın
kuruluşundan İ.Ö. 9 yılında Drusus’un ölümüne kadar olan dönemi konu
alan ab urbe condita üzerine bilgiler verilmektedir. Ayrıca G. C.
Tacitus’un yapıtları olan Historiae ve Annales üzerinde durulmaktadır.
Bundan sonra “Erken İmparatorluk Dönemi’nin Diğer Tarih Yazarları” ara
başlığıyla Asinius Polio, Pompeius Trogus, Fenestella, Velleius
Paterculus, Valerius Maximus, Quintus Curtius Rufus, Gaius Suetonius
Tranquillus yaşamları ve yapıtları konu edinilmektedir.
Dördüncü bölüm “Geç İmparatorluk
Dönemi’nden Geç Antikçağ’a Tarih Yazıcılığı”, olayların ayrıntılarına
girilmeden, tarih sıralamasına uygun olarak gün gün gelişmelerin
yazımıyla oluşan kroniklerin bulunduğu son dönemi kapsamaktadır. Bu
bölümde, Aurelius Victor, Eutropius gibi yazarlara ilişkin bilgiler
verildikten sonra Roma tarih yazıcılığının son büyük temsilcisi Ammianus
Marcellinus anlatılmakta, ardından Latin dilinde yazan, örneğin
Tyrannius Rufinus gibi kilise tarihçileri incelenmektedir. Daha sonra
biyografik bir çalışma olan, yazarı belirsiz Historia Augusta adlı
yapıtla ilgili bilgiler verilmektedir.
Bölüm, tarih yazıcılığında öne çıkan
beşinci yüzyıl Hıristiyan yazarları Paulus Orosius ve Salvianus ile
ilgili açıklamalarla sona ermektedir.Kitabın sonunda yer alan “Genel
Değerlendirme” ile yazar, çalışmasının sonuçlarını ortaya koymaktadır.
Böylece kitap, tarih yazıcılığının Roma öncesi dönemine kısaca
değinilmesinin ardından “rhetorica”nıntarih yazıcılığı üzerine etkisi,
biyografi yazımı ile tarih yazımının etkileşimi ve genel olarak Roma
tarih yazıcılığı üzerine yazarın yorumlarıyla sona ermektedir. Kişi ve
yer adları ile bazı terimleri içeren “Dizin”in kitapta yer alışı, özel
konularda araştırma yapanlar için bir kolaylık oluşturmaktadır.